Anasayfa

Biyografi

Kadın Gazetesi

Fotoğraf Galerisi

İletişim

  Anasayfa
 

 

Masallarla başlıyordu dünyamız...  Masallardı inandığımız, sonu hep ama hep iyiye, güzele yönlendiren, sevmeyi öğreten, mutlu biten...  Masallardı düşlerimizde bizi kül kedisi, pamuk prenses ve mutlu prens yapan... Kötüleri cezalandıran, iyiliklerle mutluluğu buluşturan...   Masallardı dizlerimizi yaraladığımızda acımızı azaltan...  Bir öpücükle uyanır, sevinirdik, çocuktuk, dünyamız masaldı...

Gökten üç elma düştü sonra, eşit değildi elmalar; paylaşılamadı; sorun çıktı.  "Senin;" "Benim."  Ve değişti dünyamız... Gerçekler sahneye çıktı.  Bazen umutlandırdı;  bazen acıttı;  bazen sevindirdi.  Yuvarlandık birlikte; çakıl taşları ve dikenler arasında yuvarlanır gibi; kumlar arasında bir inciyi sabırla arar gibi.  "Fikir ona derler bir yol açsın; Yol ona derler bir gerçeğe ulaşsın" diyen Mevlana öğretisi gibi.  Gerçekleri bulmak için zamanla yarıştık; uğraştık, uğraştık.  Zaman zaman Ömer Hayyam sesleniyordu: "Böyle mi yaşardı iyiler evrende; Evrenin özü doğruluk olaydı."  Hayyam haklıydı.  Keşke herkes dürüst olaydı.  Keşke yalansız ve riyasız bir dünyada hak yerini bulaydı.

Gerçekler dünyasında, gerçekleri arayış yıllar ve yıllar sürdü.  Umutla, sabırla, bıkmadan cesaretle...  Tetikleyen, itici güç belki de masallardı.  Artık en büyük gerçek gerçekleşinceye dek masallar dünyasında yaşamak istiyorum,  yaşadığım gerçekleri masala dönüştürmeye çalışarak... Üretmeden tüketenlerin, gerçekleri öğrenmeden, bilmeden suçlayanların, başkalarının emeklerini, beyinlerini, yüreklerini sorumsuzca kullanıp satanların, değer yargılarından yoksun olanların masallarının mutlu bitmeyeceğine inanıyor ve diliyorum.  Yaşamım boyunca olduğu gibi umutlarımı yitirmiyorum.

3 Eylül 2010

 

 
             

Anasayfa

©2010 Muzaffer BİLGİLİ | Tüm yayın hakları saklıdır. / All rights reserved.